DiscoverSözler Mecmuası(109) 30. Söz/1, Sh 219 | Tılsım-ı kâinâtı keşfeden Kur’ân'ın mühim bir tılsımını açan Ene Risalesi
(109) 30. Söz/1, Sh 219 | Tılsım-ı kâinâtı keşfeden Kur’ân'ın mühim bir tılsımını açan Ene Risalesi

(109) 30. Söz/1, Sh 219 | Tılsım-ı kâinâtı keşfeden Kur’ân'ın mühim bir tılsımını açan Ene Risalesi

Update: 2025-11-20
Share

Description

Tılsım-ı kâinâtı keşfeden, Kur’ân-ı Hakîm’in mühim bir tılsımını halledenOTUZUNCU SÖZEne ve Zerre’den ibâret bir elif, bir noktadır.Şu Söz’ün “İki Maksad” ı var. Birinci Maksad, enenin mâhiyet ve neticesinden; İkinci Maksad, zerrenin hareket ve vazîfesinden bahseder.Birinci Maksadبِسْمِ اللّٰهِ الرَّحْمٰنِ الرَّح۪يمِاِنَّا عَرَضْنَا الْاَمَانَةَ عَلَي السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضِ وَالْجِبَالِ فَاَبَيْنَ اَنْ يَحْمِلْنَهَا وَاَشْفَقْنَ مِنْهَا وَحَمَلَهَا الْاِنْسَانُ اِنَّهُ كَانَ ظَلُومًا جَهُولًاŞu âyetin büyük hazinesinden tek bir cevherine işaret edeceğiz. Şöyle ki: Gök, zemin, dağ tahammülünden çekindiği ve korktuğu emânetin müteaddid vücûhundan bir ferdi, bir vechi “ene” dir. Evet ene, zaman-ı Âdemden şimdiye kadar âlem-i insaniyetin etrafına dal budak salan nûrânî bir şecere-i tûbâ ile, müdhiş bir şecere-i zakkūmun çekirdeğidir. Şu azîm hakîkate girişmeden evvel, o hakîkatin fehmini teshîl edecek bir mukaddime beyân ederiz. Şöyle ki:Ene, künûz-u mahfiyeolan esmâ-yı İlâhiyenin anahtarı olduğu gibi; kâinâtın tılsım-ı muğlakının dahi anahtarı olarak bir muammâ-yı müşkilküşâdır. Bir tılsım-ı hayretfezâdır. O ene, mâhiyetinin bilinmesiyle, o garib muammâ, o acîb tılsım olan ene açılır. Ve kâinât tılsımını ve âlem-i vücûbun künûzunu dahi açar. Şu mes’eleye dâir “Şemme” isminde bir risâle-i arabiyemde şöyle bahisetmişiz ki, âlemin miftâhı insanın elindedir ve nefsine takılmıştır. Kâinât kapıları zâhiren açık görünürken, hakîkaten kapalıdır. Cenâb-ı Hakk, emânet cihetiyle, insana ene nâmında öyle bir miftâh vermiş ki, bütün âlemin kapılarını açar. Ve öyle tılsımlı bir enâniyet vermiş ki, Hallâk-ı Kâinât’ın künûz-u mahfiyesini onun ile keşfeder. Fakat ene, kendisi de gayetSayfa 220muğlak bir muammâ ve açılması müşkil bir tılsımdır. Eğer onun hakîkî mâhiyeti ve sırr-ı hilkati bilinse, kendisi açıldığı gibi, kâinât dahi açılır. Şöyle ki: Sâni‘-i Hakîm, insanın eline emânet olarak, rubûbiyetinin sıfât ve şuûnâtının hakîkatlerini gösterecek, tanıttıracak işârât ve numûneleri câmi‘ bir ene vermiştir. Tâ ki, o ene bir vâhid-i kıyâsî olup, evsâf-ı rubûbiyetve şuûnât-ı ulûhiyetbilinsin. Fakat vâhid-i kıyâsî, bir mevcûd-u hakîkî olmak lâzım değil. Belki hendesedeki farazî hatlar gibi, farz ve tevehhümle bir vâhid-i kıyâsî teşkîl edilebilir. İlim ve tahakkukla hakîkî vücûdu lâzım değildir.

Comments 
In Channel
loading
00:00
00:00
x

0.5x

0.8x

1.0x

1.25x

1.5x

2.0x

3.0x

Sleep Timer

Off

End of Episode

5 Minutes

10 Minutes

15 Minutes

30 Minutes

45 Minutes

60 Minutes

120 Minutes

(109) 30. Söz/1, Sh 219 | Tılsım-ı kâinâtı keşfeden Kur’ân'ın mühim bir tılsımını açan Ene Risalesi

(109) 30. Söz/1, Sh 219 | Tılsım-ı kâinâtı keşfeden Kur’ân'ın mühim bir tılsımını açan Ene Risalesi

Av. Ali Kurt